karala_admin – Anarşist Dergi https://karala.org Karala Sat, 18 Mar 2023 16:02:20 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9 https://karala.org/wp-content/uploads/2022/01/cropped-C1ZNtCuW_400x400-32x32.jpg karala_admin – Anarşist Dergi https://karala.org 32 32 202283703 Viome İşçilerinin Yanındayız! https://karala.org/akis/viome-iscilerinin-yanindayiz/ https://karala.org/akis/viome-iscilerinin-yanindayiz/#respond Sat, 18 Mar 2023 16:02:18 +0000 https://karala.org/?p=1603

Yunanistan’ın Selanik kentinde bulunan Viome fabrikası 10 yıldır işçilerin özyönetiminde. Viome işçileri 10 yıldır patronsuz ve kolektif bir şekilde bu fabrikada üretim gerçekleştiriyor. Ekolojik bir şekilde temizlik ürünleri üreten bu fabrikada çalışanlar ürettiği ürünlerin bir mesaj taşıdığını, çalışma şekillerinden çevre ile olan ilişkilerine kadar bambaşka bir hayatın mesajı olduğunu söylüyorlar. Viome işçileri rekabet yerine dayanışmayla, işçiler üzerindeki baskı, sömürü yerine işçi meclisleriyle ve doğrudan demokrasiyle bize iktidarsız bir yaşamın gerçekliğini gösteriyor.

Patronsuz, sömürüsüz, rekabetin, ekolojik tahribatın olmadığı bir üretimi örgütleyen Viome bugünlerde tehlike altında. Philkeram Johnson şirketinin 2011 yılında iflas etmesiyle işçilerin özyönetimine geçen fabrikanın bulunduğu arazi Güney Afrika’dan spekülatif bir fona satıldı. Devletin ve sermayenin saldırılarına karşı mücadeleyi sürdüreceğini söyleyen işçiler bugün enternasyonal bir çağrı yaparak hepimizi Viomeyi savunmaya çağırıyor.

Bizler Yunanistan devletinin giderek artan baskılarına karşı sokaklarda direnen, mücadeleyi büyüten yoldaşlarımızı selamlıyoruz. 28 Şubat gecesi 57 kişinin yaşamını yitirdiği tren katliamının ardından  süren eylemler Atina, Selanik , Larisa kentleri başta olmak üzere devam ederken Viome işçileri de Yunanistan’da yükselen toplumsal mücadeleye kulak verilmesi gerektiğini söylüyorlar. 13-19 Mart arası dayanışma haftası ören işçiler 18 Mart’ta da ülke çapında gerçekleştirecekleri yürüyüşle hepimizi sermayeye karşı olan mücadelelerini büyütmeye çağırıyor. Bizler kapitalizmin tahakkümüne, sömürüsüne karşı özgür, kolektif bir üretimi yaşatan Viome’nin yanındayız! Özgürleştirdiğimiz her alan gibi Viome’yi de savunacağız!

]]>
https://karala.org/akis/viome-iscilerinin-yanindayiz/feed/ 0 1603
Deprem Değil, Devlet Öldürdü! https://karala.org/genel/deprem-degil-devlet-oldurdu/ https://karala.org/genel/deprem-degil-devlet-oldurdu/#respond Thu, 09 Mar 2023 14:38:19 +0000 https://karala.org/?p=1596 6 Şubat’ta yaşadığımız topraklarda 11 kenti etkileyen büyük bir deprem meydana geldi. Depremden sadece TC sınırlarındaki kentler değil aynı zamanda Suriye’nin Halep, Mare, İdlib, Cinderes başta olmak üzere birçok bölgesi de etkilendi. Bizler yaşanan ilk deprem ve sonrasında da süregelen depremlerde, depremin değil devletin insanları büyük bir çaresizlik içine sürüklediğini ve insanları öldürdüğüne tanık olduk. 

Depremin olduğu ilk andan sonra depremin gerçekleştiği kentlerle diğer kentler arasındaki bağlantı kopmuştu. Yakınlarına ulaşmaya çalışan milyonlarca insanın kentlerdeki yıkıma, yaşananlara dair gerçek bir bilgisi yokken; depremzedeler ise dışarıya dair bir bilgisi olmadan saatlerce sadece soğukta enkaz altındaki yakınlarını ararken, yüzbinlerce insan da enkaz altında onlara ulaşılmasını bekliyordu. Deprem haberi ile beraber birçok sendika, parti, örgüt dayanışma toplamaya; gönüllüler, inşaat işçileri, maden işçileri bölgeye gitmeye başladı. Bu sırada “Devlet Nerede?”, sorusu ise 24 saat geçmeden cevap buldu. Devlet, Rojava’nın depremden etkilenen Tel Rıfat bölgesini bombalıyordu. 

Devletin depremle beraber politikası yine devlet olmasının gerçeğini taşıyordu. Günlerce insanlar enkaz altında beklerken devlete, onun kurumları olan AFAD’a, Kızılay’a dair eser yoktu. Televizyon ekranlarına çıkarak her yerdeyiz diyen devlet yetkililerine karşı insanlar sosyal medya üzerinden yardımın gelmediğini söyleyerek yardım çağrısında bulunuyordu. Buna devletin cevabı ise o anda insanlar için önemli bir iletişim kaynağı olan Twitter’a erişim engeli getirerek kendi yalanlarını gizlemeye çalışmak oldu. Hemen ardından 10 ilde Ohal ilan ederek dayanışmalara karşı saldırılarının zeminini hazırlamış oldu. 

Büyük bir kaos içerisinde dayanışmalar örülmeye çalışılırken devletin faşist kanatları göçmenlere yönelik saldırılara başlayarak dikkatleri bu enkazdan sorumlu olan devletin üzerinden çekip göçmenlere yöneltmeye çalıştı. Halkta açılan yaralar sarılmayı beklerken zaten yaraları olan başka halklara yönelik fiili saldırılar da başladı. Faşist gruplar deprem bölgelerinde göçmenlere saldırırken, devletin kolluk kuvvetleri de yağmacı olduğunu iddia ettiği göçmenlere işkence ederek bir çok kişiyi katletti. 

Halk ilk günden itibaren açılan yaralarını kendi dayanışmasıyla sarmaya çalıştı. Maden işçileri canları pahasına enkazlarda insanları kurtarmak için çalıştı, AFAD ise madencilerin enkaz altından çıkardığı insanları çıktıktan sonra kendi medyasına servis etmek için kullandı.  Depremden önce de ekonomik krizle boğuşan halk ceplerindeki son parayla deprem bölgesine erzak göndermek için seferber oldu. Devletin medya kanallarında ise günler sonra  patronların bağış şovu gösterildi. Halktan çaldıklarıyla sahip oldukları servetle şov yapan patronlara ise devlet hemen sonrasında yatırım destekleriyle ortaya çıktı. İnsanlar seslerini duyurmaya çalışırken sistemin medya organları hesap soran halkın sesini her fırsatta engelledi. Soğukta sokakta kalan insanların çadıra ihtiyacı varken Kızılay yine kâr peşinde halktan toplanan para karşılığında halka çadır sattı. Enkaz altında hala insanlar varken iş makineleri ile enkazlara girerek  yaşayanları da öldürdüler, ölülerimize dahi ulaşmamıza izin vermediler. Hayatta kalanların ise açlıktan, soğuktan ölmemesi  için gönderilmek istenen dayanışma tırlarının kimine el koydular, kimine kendi afişlerini asarak gitmesine izin verdiler. 

Bunca örgütlü kötülük arasında halkın derdi yaşamak ve yaşatmaktı. Devletin öldürdüğü, ölüme terk ettiği insanları dayanışmayla yaşatacağız dedi herkes. Yaşanan felaketlerden sonra sadece fiziki bir dayanışmanın ötesinde insanların yaşadıkları acıyı paylaşmak için birçok bölgede dayanışma koordinasyonları kuruldu. Depremin başından itibaren varlığını halka, devrimcilere, göçmenlere, ezilenlere yönelik saldırılarıyla hissettiren devlet depremin birinci ayına girerken kurulan dayanışma bölgelerine kayyumlar atayarak, askerlerce zorla boşaltarak boşaltmaya çalışarak bir kez daha ortaya çıktı. 

Bizler biliyoruz ki deprem bu toprakların bir gerçeği lakin on binlerce insanı öldüren bu gerçek değildi. İnsanları öldüren onları günlerce enkaz altında bırakan binaları yapan, o binaların yapılmasına onay veren, binalar yıkıldıktan sonra da enkaz altında kalan insanlara ulaşacak dayanışmayı engelleyen sistemdir. 

Depremle birlikte gözler önüne serilen inkar edilemeyecek gerçekleri sıralayalım.

Devlet bahsedildiği üzere halkın ihtiyaçlarını karşılamak ve yaşamı örgütlemek üzere var olan bir organizasyon değildir. Onun tüm kurum ve kuruluşları, ezilenleri sömürmek ve emeğinden, varlığından, yaşamından beslenmek üzere örgütlenmiştir.

Devlet yüzünden ölülerinin sayısını dahi bilemeyen bizleri deprem değil devlet öldürmüştür. Yüzbinlerce insanın yarısını depremden önce kentleri halkın değil kapitalistlerin ihtiyaçlarına göre inşa ederek; yarısını depremden sonra yardım faaliyetlerinin örgütlenmesini engelleyerek öldüren katilin adı Türkiye Cumhuriyeti Devletidir.

Birkaç müteahhitin, birkaç bürokratik kişi veya kurumun üzerine yıkılmaya; seçim tartışmalarıyla unutturulmaya çalışılan bu katliamda payı olan tüm bu katiller er ya da geç hesap verecektir.

Depremin ilk gününden beri yaptığımız gibi, tüm örgütsel faaliyetlerimizi deprem değil devletzede olan bölge halkının ihtiyaçlarını, yaşamlarını örgütlemek için tüm imkanlarımızı seferber etmek; ve bizlere bu katliamı yaşatanlardan teker teker hesap sormak için öfkemizi bilemekle sürdüreceğiz.

]]>
https://karala.org/genel/deprem-degil-devlet-oldurdu/feed/ 0 1596
Tüm Dünyadan 18 Anarşist Örgüt Dayanışmaya Çağırıyor https://karala.org/eylem/tum-dunyadan-18-anarsist-orgut-dayanismaya-cagiriyor/ https://karala.org/eylem/tum-dunyadan-18-anarsist-orgut-dayanismaya-cagiriyor/#respond Fri, 17 Feb 2023 17:55:49 +0000 https://karala.org/?p=1589 Rojava, Yeni Zelanda, Uruguay, Arjantin, Brezilya, Kolombiya, İspanya, İtalya, İsviçre, Almanya, Fransa, Güney Kore’den 18 anarşist örgüt; yaşadığımız coğrafyada milyonlarca insanın etkilendiği depremden sonra devlet tarafından ölümle baş başa bırakılan ezilenler için dayanışma çağrısı yayınladı.

Türkiye, Suriye ve Kürdistan’da Deprem

Dayanışma Çağrısı

6 Şubat depremleri ve artçıları tüm bölgeleri harap etti. Ölü sayısı on binlerce ve artmaya devam ediyor. Milyonlarca insanın suya, elektriğe, gaza, yiyeceğe ve diğer temel ihtiyaçlara erişimi ya azaldı ya da hiç yok.

Anarşist örgütlerdeki, halk örgütleri ve sendikalarındaki yoldaşlarımız; birlikte çalışıyor ve yardım çabalarına doğrudan katılım sağlıyorlar.

Şimdi bu kurumların çalışmalarını desteklemek için bir bağış kampanyası başlatıyoruz.

Türkiye’de devlet, son derece ihtiyaç duyulduğu halde, bu örgütlerin yardım toplamasını ve dayanışma kurmasını engelliyor.

Tek bir örnek vermek gerekirse: Bağımsız Maden İşçileri Sendikası, depremlerin olduğu gün -yalnızca işçiler ve ezilenlerin dayanışmasıyla- arama ve kurtarma çalışmalarına yardım etmeleri için en kritik an olan ilk 24 saatte depremlerden etkilenen bölgelere üyelerini derhal göndermeye hazır olduğunu ilan etti. Fakat bunu yapmaları devlet tarafından iki gün süreyle engellendi.

Kendi evlerinin enkazı altında gömülü on binlerce insanın hayatını kurtarmaktansa, yönetici sınıfın kâr elde etmesi için yer altında işçilerin hayatlarını riske atmasını tercih edecek bir devlet. İnşaat yönetmeliklerini ve güvenlik düzenlemelerini uygulamayı ihmal eden devletin suç ortaklığıyla, güvenlik standartlarını göz ardı ederek ve maliyetleri düşürerek kâr elde etmek için ellerinden geleni yapan konut mafyaları tarafından inşa edilen binaların altına gömülen on binlerce insanın hayatına mal oldular.

İnsani yardımlara AKP ve onun İslamo-faşist yandaşları tarafından el konuluyor. Faşistler ve sivil polis, depremler nedeniyle yerinden edilen halka yardım sağlamak için gece gündüz çalışan sıradan insanları ‘ortadan kaldırmakla’ tehdit ediyor.

Bariz bir şekilde, devlet ve destekçileri on binlerce insanın hayatını kurtarmaktan çok kapitalist sistemi sürdürmekle ilgileniyor. Halkların dayanışmasını ve karşılıklı yardımlaşmayı bozmalarının ve geciktirmelerinin nedeni tam da bu.

Hâlâ sona ermekten çok uzak olan bu korkunç trajedide, depremlerin yol açtığından çok daha fazla ölümden ve çok daha fazla acıdan devlet ve kapitalist sistem sorumludur. Ancak biz açık yaralarımızı emekçilerin ve ezilenlerin dayanışmasıyla saracağız.

Yoldaşlarımızın güvenliğini garanti altına almak için bağışların yapılacağı kurumların isimlerini açıklamayacağız. Onlar zaten birlikte çalıştığımız ve güvenimizin tam olduğu anarşist örgütler, halk örgütleri ve sendikalarıdır.

Bağışlar, hâli hazırda uluslararası bir dayanışma yapısına sahip olan İsviçre’deki yoldaşlarımız tarafından toplanıyor. Anarşist ve sendikacı yoldaşlarımızın yanı sıra bağışların bir kısmı Kürdistan Kızılayı’nın İsviçre şubesine gidecek.

Bağışlarınızı bu adrese gönderebilirsiniz:

Association pour la Promotion de la Solidarité Internationale (APSI)
Place Chauderon 5
1003 Lausanne
Switzerland

IBAN: CH84 0900 0000 1469 7613 8
SWIFT/BIC: POFICHBEXXX
Name of the Bank: PostFinance SA; Mingerstrasse 20; 3030 Bern; Switzerland

☆ Alternativa Libertaria (AL/FdCA) – Italy
☆ Aotearoa Workers Solidarity Movement (AWSM) – Aotearoa/New Zealand
☆ Federación Anarquista Uruguaya (FAU) – Uruguay
☆ Embat, Organització Llibertària de Catalunya – Catalonia, Spain
☆ Libertäre Aktion (LA) – Switzerland
☆ Organisation Socialiste Libertaire (OSL) – Switzerland
☆ Grupo Libertario Vía Libre – Colombia
☆ Karala – Turkey
☆ Corodenação Anarquista Brasileira – Brazil
☆ Die Plattform – Germany
☆ Anarchist Yondae – South Korea
☆ Rusga Libertária – Brazil
☆ Federação Anarquista do Rio de Janeiro (FARJ) – Brazil
☆ Organização Anarquista Socialismo Libertário (OASL) – Brazil
☆ Coletivo Mineiro Popular Anarquista (COMPA) – Brazil
☆ Union Communiste Libertaire (UCL) – France
☆ Tekoşîna Anarşîst (TA) – Rojava
☆ Federación Anarquista de Rosario (FAR) – Argentina

#ENG: https://www.anarkismo.net/article/32724

]]>
https://karala.org/eylem/tum-dunyadan-18-anarsist-orgut-dayanismaya-cagiriyor/feed/ 0 1589
AÇIKLAMA | Siwar Hatin Pêya Çûn! https://karala.org/akis/aciklama-siwar-hatin-peya-cun/ https://karala.org/akis/aciklama-siwar-hatin-peya-cun/#respond Sun, 20 Nov 2022 13:20:26 +0000 https://karala.org/?p=1581 19 Kasım gecesi Rojava ve Güney Kürdistan toprakları TSK’ya ait savaş uçakları tarafından bombalandı. YPG Kobane kent merkezi, Miştenur tepesinde bir hastane, Kobane ormanlığı, elektrik santrali, tahıl ambarları ve birçok köyün bombalandığını açıkladı. Aylardır kimyasal silahlarla ve sayısız işgal operasyonuyla sonuç alamayan işgalciler, yönünü bu kez de devrimin topraklarına, Rojava’ya çevirdi.

Geçtiğimiz hafta Taksim İstiklal Caddesi’nde gerçekleşen katliamın misillemesi olarak sunulan saldırı, tıpkı İstiklal Caddesi’ndeki gibi halka karşı gerçekleşen bir saldırıdır. İki saldırı da aynı yerden planlanmıştır. Dün Rojava’da hastaneleri vuran bombalarla, Taksim’de çocukları katleden bomba aynı operasyonun parçasıdır. İkisinin de faili tüm kurum ve kuruluşlarıyla birlikte devlettir.

TC devleti, ezilen halkların özgürlük mücadelesini engellemek için elinden gelen her şeyi yapmaktadır. Bu saldırılar bir siyasi iktidarın seçim hazırlıklarının çok daha ötesindedir. Bu saldırıları daha tarihi bile belli olmamış bir seçim beraberinde değerlendirmek; failleri AKP-MHP ile sınırlı tutmak yanlıştır. Güneş tutulsa seçimlere yoran parlamenterist tüccarlar; devletin saldırılarının en önemli parçası olan dezenformasyonu yaratarak, halkların katline ortak olmaktadır.

Aylardır Rojava’yı işgal etmek için başta ABD ve Rusya olmak üzere icazet görüşmeleri yapan işgalciler, son çareyi Taksim’de gerçekleştirdiği komploda bulmuştur. Önümüzdeki günlerde karadan da yürütülecek bir işgal operasyonuna dönüşmesi muhtemel olan bu saldırıların en temel nedeni, devletin bekasıdır. TC devleti tüm politikalarını bu temel ihtiyaç üzerine kurmuştur. Kurucu ilkeleri gereği bir ulus devlet olarak ezilen halklara yönelik inkar, imha ve asimilasyon politikaları güden bir devlet için; bu politikalara karşı koyan halkların özgürlük mücadelesi en büyük tehdittir.

Devlet, doğası gereği; ezilen halkların özgürlük mücadelesi olarak var olan Rojava Devrimi’ne düşmandır. Özgürlüğe düşman bu işgalciler için, Rojava Devrimi’ni imhadan başka seçenek yoktur. 7 Haziran ve 1 Kasım 2015 arası gerçekleşen katliamların da bugün yaşananların da en temel nedeni budur. Devlet, tüm iktidar odaklarının da ihtiyacı olarak; ya devrimi imha edecek ya da imha olacaktır.

Devletin bu amacı uğruna Tren Garı’nda, Suruç’ta, İstiklal Caddesi’nde katledilen; Miştenur’da, Afrin’de, Serekaniye’de bombalanan ezilen halkların düşmanı da kurtuluşu da ortaktır. Direnişin kenti Kobane’nin sesini duyurmalıyız. İşgalci devletlere karşı Rojava halklarının yanındayız.

Direnen Halklar Kazanacak! Siwar hatin pêya çûn!

#ENG

On the night of November 19, the lands of Rojava and Southern Kurdistan were bombed by TSK (Turkish Army) warplanes. YPG announced that the city center of Kobane, a hospital on Miştenur hill, Kobane forest, power plant, granaries and many villages were bombed. The invaders, who could not achieve results with chemical weapons and numerous invasion operations for months, turned their direction to Rojava, which is the lands of the revolution this time.

The attack, which was presented as a retaliation for the massacre that took place on Taksim Istiklal Street last week, is an attack against the people just like Istiklal Street. Both attacks were planned from the same location. The bombs that hit hospitals in Rojava yesterday and the bomb that killed children in Taksim are part of the same operation. The perpetrator of both is the state with all its institutions and organizations.

The Turkish state is doing everything it can to prevent the freedom struggle of the oppressed peoples. These attacks go far beyond the election preparations of a political power. Evaluating these attacks with an election whose date has not even been determined yet; It is wrong to limit the perpetrators to AKP-MHP. Parliamentary traders who think that if the solar eclipse is to be related to the elections; By creating disinformation, which is the most important part of state attacks, it is a partner in the massacre of peoples.

The invaders, who have been negotiating ratification with the USA and Russia in order to invade Rojava for months, found the last resort in the conspiracy they carried out in Taksim. The main reason for these attacks, which is likely to turn into an invasion operation to be carried out by land in the coming days, is the survival of the state. The Turkish state has built all its policies on this basic need. For a state that pursues policies of denial, annihilation and assimilation towards oppressed peoples as a nation-state in accordance with its founding principles; The struggle for freedom of peoples who oppose these policies is the biggest threat.

The state, by its nature; It is hostile to the Rojava Revolution, which exists as the freedom struggle of the oppressed peoples. For these invaders who are hostile to freedom, there is no choice but to destroy the Rojava Revolution. This is the main reason for the massacres that took place between June 7 and November 1, 2015 and what is happening today. The state, as the need of all power centers; It will either destroy the revolution or be destroyed.

For the sake of this purpose of the state, those who were murdered at the Train Station, Suruç, and Istiklal Street; Both the enemy and the liberation of the oppressed peoples bombed in Mishtenur, Afrin and Serekaniye are common. We must make the voice of Kobane, the city of resistance, be heard. We stand with the peoples of Rojava against the invading states.

Peoples Resisting Will Win! Siwar hatin pêya çûn!*

*They came by horse, they will go on foot. (The Kurdish proverb.)

]]>
https://karala.org/akis/aciklama-siwar-hatin-peya-cun/feed/ 0 1581
10 Ekim Ankara Katliamı’nın 85. Ayında Tren Garı Önündeyiz! https://karala.org/eylem/10-ekim-ankara-katliaminin-85-ayinda-tren-gari-onundeyiz/ https://karala.org/eylem/10-ekim-ankara-katliaminin-85-ayinda-tren-gari-onundeyiz/#respond Thu, 10 Nov 2022 13:17:46 +0000 https://karala.org/?p=1578 10 Ekim Ankara Katliamı’nın 85. ayında tren garı önündeyiz. Unutmak Yok, Affetmek Yok!

]]>
https://karala.org/eylem/10-ekim-ankara-katliaminin-85-ayinda-tren-gari-onundeyiz/feed/ 0 1578
Bartın İçin Sokaktayız! https://karala.org/eylem/bartin-icin-sokaktayiz/ https://karala.org/eylem/bartin-icin-sokaktayiz/#respond Sun, 16 Oct 2022 13:15:00 +0000 https://karala.org/?p=1575 Olgunlar’da gerçekleştireceğimiz basın açıklamasına polis saldırdı. Polis saldırısında 4 yoldaşımız gözaltına alındı. Kızılay’ın her sokağında eyleme devam ediyoruz. Bartın’da 41 madenciyi katledenlerden hesap soracağız! İş Kazası Değil Bu Bir Cinayet!

]]>
https://karala.org/eylem/bartin-icin-sokaktayiz/feed/ 0 1575
Hasta Siempre Querido Companero Juan Carlos! https://karala.org/akis/hasta-siempre-querido-companero-juan-carlos/ https://karala.org/akis/hasta-siempre-querido-companero-juan-carlos/#respond Wed, 12 Oct 2022 13:12:00 +0000 https://karala.org/?p=1572 14 yaşında başladığı özgürlük kavgasını son anına kadar sürdüren Juan Carlos Mechoso yoldaşın 87 yaşında aramızdan ayrıldığını öğrendik.

Uruguay’da anarşizmin bayrağını yükselten FAU’nun militanı; faşist baskı dönemlerinin halk savunma gücü OPR-33’ün gerillası; Especifismo’nun ölümsüz teorisyeni Juan Carlos Mechoso dünyanın her yerinde anarşizm mücadelesinde yaşayacak. Hayatı boyunca anarşizm için mücadele eden yoldaşlara selam olsun.

Arriba los que luchan! Mücadele edenler yukarı!

]]>
https://karala.org/akis/hasta-siempre-querido-companero-juan-carlos/feed/ 0 1572
10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nın 7. Yılında Yoldaşlarımızı Mezarları Başında Anıyoruz! https://karala.org/eylem/10-ekim-ankara-gar-katliaminin-7-yilinda-yoldaslarimizi-mezarlari-basinda-aniyoruz/ https://karala.org/eylem/10-ekim-ankara-gar-katliaminin-7-yilinda-yoldaslarimizi-mezarlari-basinda-aniyoruz/#respond Sun, 09 Oct 2022 13:09:00 +0000 https://karala.org/?p=1569 10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nın 7. yılında yoldaşlarımızı mezarları başında anıyoruz. 10 Ekim’in Hesabı Sorulacak! #10EkimAnkaraKatliami

]]>
https://karala.org/eylem/10-ekim-ankara-gar-katliaminin-7-yilinda-yoldaslarimizi-mezarlari-basinda-aniyoruz/feed/ 0 1569
Ali Kitapcı ve 10 Ekim Şehitlerini anıyoruz! https://karala.org/eylem/ali-kitapci-ve-10-ekim-sehitlerini-aniyoruz/ https://karala.org/eylem/ali-kitapci-ve-10-ekim-sehitlerini-aniyoruz/#respond Fri, 07 Oct 2022 13:07:00 +0000 https://karala.org/?p=1566 Ali Kitapcı ve 10 Ekim Şehitlerini anıyoruz!

9 Ekim Pazar

10:30

Karşıyaka Mezarlığı Kurtuluş Parkı Vedat Dalokay Nikah Salonu önünden 09:45’te araç kaldırılacaktır. Unutmak Yok Affetmek Yok!

]]>
https://karala.org/eylem/ali-kitapci-ve-10-ekim-sehitlerini-aniyoruz/feed/ 0 1566
Nefret Yürüyüşüne Hayır! https://karala.org/akis/nefret-yuruyusune-hayir/ https://karala.org/akis/nefret-yuruyusune-hayir/#respond Sun, 18 Sep 2022 13:05:00 +0000 https://karala.org/?p=1563 Homofobik-Transfobik devlet, her alanda LGBTİ+’ları hedef göstermekte. Bu kez de “Büyük Aile Buluşması” adıyla yapılması planlanan eylemle Lubunyaların yaşamına saldırıyor. Nefreti örgütleyen devlete karşı yaşamı savunan Lubunyaların yanındayız. #NefretYürüyüşüneHayır

]]>
https://karala.org/akis/nefret-yuruyusune-hayir/feed/ 0 1563