Devrim Kimin Çıkarlarını Savunur – İsmail Arıkan

0
298

1918, Ukrayna… Onlarca yıllık özgürlük mücadelesinin ardından Bolşeviklerin iktidarı ele geçirmesinin sonrasında Brest Litovsk Antlaşması imzalandı. Antlaşma gereği Ukrayna’da Nisan ayı itibariyle Almanya-Avusturya işgal güçlerinin denetimindeki Skoropadsky Hetmanlığı kuruldu. 1917 Ekim sonrasında da devrim için mücadele etmeye devam eden anarşistler, Brest Litovsk’la Ukrayna işçi ve köylülerine dayatılan teslimiyeti kabul etmeyerek Almanya ve Avusturya devletlerinin işgalini Aralık 1918’de kırdı.

1921’e kadar Skoropadsky Hetmanlığı ve Petlyuravşçina’dan, Beyaz Ordu generalleri Denikin ve Wrangel’e kadar tüm iktidarlarla savaşan Ukrayna Anarşist Hareketi Mahnovşçina, tüm bunların yanında Bolşeviklerle de mücadele etti. Beyaz Ordu’ya karşı Mahnovşçina ile iki kez anlaşma yapan Kızıl Ordu, her seferinde anlaşmayı bozarak Ukrayna işçi ve köylülerini katliamdan geçirdi.

Bu yazıda, bölgeye Skoropadsky, Petlyura ve Denikin’in ordularının Mahnovşçina tarafından yenilgiye uğratılması sonrasında gelebilen Bolşeviklerin, Ukrayna işçi ve köylülerine ve anarşist devrime yönelik ilk saldırısına ilişkin bir belgeyi paylaşacağız.

Ukrayna’da ezilenler, bölgeyi Brest Litovsk’la Almanya ve Avusturya işgalcilerine bırakanların Bolşevikler olduğunun farkındaydı. Üstelik Bolşeviklerin devletsiz toplum (komünizm) için proletarya diktatörlüğü propagandası zaten devletsiz bir yaşam süren ezilenler için hiçbir anlam ifade etmiyordu. Bu sebeple Bolşeviklerin anarşistlerle ideolojik mücadele şansı yoktu, bölgede ideolojik olarak hiçbir zaman ciddi bir varlık kazanamadılar. Bolşevikler için askeri mücadeleden başka seçenek kalmıyordu.

10 Nisan 1919’da Ukrayna işçi ve köylülerinden oluşan Devrimci Askeri Konsey’in 3. bölge kongresi Gulya-Polye’de toplanmıştı. Kongreye yaklaşık 2 milyon işçi ve köylüyü temsilen 72 delege katılmıştı. Toplantının sonuna doğru, Kızıl Ordu tümen komutanı Dibenko’dan kongreyi yasa dışı ve karşı devrimci ilan eden bir telgraf geldi. Anarşist devrime Bolşeviklerden gelen ilk doğrudan saldırıydı bu. İlerleyen günlerde Bolşevikler Nestor Mahno’ya bir suikast girişiminde bulunacak, devamında Beyaz Ordu generali Denikin’in güneyden başlayan taarruzu karşısında bölgeyi terk edeceklerdi. Anarşistler Haziran 1919 itibariyle güneyden gelen Beyaz Ordu tehlikesiyle çarpışırken, aynı dönemde kuzeye kaçan Kızıl Ordu’nun komutanı Lev Troçki de taarruz emri verecek, İsyan Ordusu aynı anda güneyde Beyaz, kuzeyde Kızıl Ordu’yla savaşmaya başlayacaktı. Gulya-Polye Devrimci Askeri Konseyi’nin Kızıl Ordu’nun kongreyi yasaklamasının üzerine yazdığı cevap, tarihten bugüne ezilenlerin özgürlük mücadelesinin büyük bir deneyimini içinde taşıyor ve soruyor:

“Düşünün! Siz, bir tek kişi olarak, nasırlı elleriyle boynundaki tutsaklık zincirini parçalayan ve şu anda da kendi iradesi doğrultusunda yaşamını kurmaya çalışan bir milyonluk bir emekçi işçi nüfusunu karşı devrimci ilan etme hakkına sahip misiniz? Devrim kimin çıkarlarını savunur? Partinin çıkarlarını mı, yoksa kendi kanlarıyla devrimi gerçekleştiren halkın çıkarlarını mı?”

Dibenko’nun ilgili telgrafına da yer veren, Gulya-Polye Devrimci Askeri Konseyi’nin kongrenin karşı devrimci ilan edilmesine verdiği cevabı olduğu gibi yayınlıyoruz:

Karşı Devrimci mi?

“Yoldaş” Dibenko, 10 Nisan’da Gulya-Polye’de toplanan kongreyi karşı devrimci, örgütleyicilerini ise yasa dışı ilan etmektedir. Ona kalırsa, bu kişilere karşı en ağır yaptırımlar uygulanmalıdır. Telgrafını aynen aktarıyoruz:

“Novoalekseyevka, No. 283, 10 Nisan, 14:45.

Aleksandrovsk Tümeni Genel Kurmayı Yoldaş Batko Mahno’ya teslim edilecek. Bir kopyası Yoldaş Mahno’ya ulaştırılmak üzere Volnovaha, Mariupol’a; bir kopyası da Gulya-Polye sovyetine teslim edilecek:

Devrimci Askeri Genelkurmayı adına çağrısı yapılacak tüm kongreler, şu anda emrimle feshedilen bu kongre gibi, açıkça karşı devrimci olarak değerlendirilecek ve kongre örgütleyicileri yasa dışı ilan edildiklerinden, en ağır baskı tedbirlerine maruz kalacaklardır. Böylesi önlemlere gerek kalmaması için gerekli adımların atılmasını emrediyorum. İmza: Dibenko”

Bu kongrenin karşı devrimci olduğunu bildirmeden önce “Yoldaş” Dibenko, kongrenin kimler tarafından ve ne amaçla toplandığını araştırma zahmetine bile katlanmamıştır. Bundan dolayıdır ki, kongre Devrimci Askeri Konsey Yürütme Komitesi tarafından düzenlendiği halde, “Yoldaş” Dibenko kongrenin, daha önce feshedilmiş olan Gulya-Polye Devrimci Kurmayı tarafından düzenlendiğini söylemektedir. Sonuç olarak, Askeri Konsey üyeleri, kongre çağrısı yapmakla, yasa dışı bir iş yaptıklarını ve kongrenin “Yoldaş’’ Dibenko tarafından karşı devrimci ilan edildiğini bilmemektedirler. Öyleyse, bırakın da sizce karşı devrimci olan bu kongrenin kimler tarafından ve ne amaçla toplandığını “Sayın Ekselanslarına” açıklayalım. Belki o zaman ifade ettiğiniz kadar kötü bir girişim olmadığı anlaşılır.

Yukarıda da belirtildiği gibi, kongre çağrısı Gulya-Polye bölgesi Devrimci Askeri Konsey Yürütme Komitesi tarafından 10 Nisan’da Gulya-Polye’de yapıldı. Bu, Devrimci Askeri Konsey’in gelecekteki özgür yönetim biçimini belirlemek üzere Gulya-Polye bölgesinde yapılan Bölgesel Gulya-Polye kongrelerinin üçüncüsüdür. (Görüyorsunuz ki, “Yoldaş” Dibenko, bu karşı devrimci kongreler tam üç kez toplandı.) Aklımıza bir soru geliyor, Devrimci Askeri Konsey nereden çıktı, hangi amaçla oluşturuldu? Eğer siz bunu hâlâ bilmiyorsanız “Yoldaş” Dibenko, biz size söyleyelim.

Bölgesel Devrimci Askeri Konsey, bu yıl 12 Şubat’ta Gulya-Polye’de gerçekleştirilen İkinci Kongre’de alınan bir karar üzerine -yani oldukça uzun zaman önce, henüz siz burada bile değilken- oluşturuldu. Konsey, Kadetler tarafından sarılan bölgede, savaşçıları ve ilk gönüllülerden oluşan devrimci müfrezeleri örgütlemek ve gönüllü seferberlik girişimlerini geliştirmek amacıyla oluşturuldu. O zamanlar, bölgemizde Sovyet askeri birlikleri yoktu. Daha da önemlisi, bölge savunmasının kendi görevi olduğunu düşünen halk, onların müdahalesine pek de bel bağlamıyordu. Devrimci Askeri Konsey bu amaçla yaratıldı. İkinci Kongre’nin kararlarına müteakip, bu konseye her bölgeden bir delege katıldı. Konseyi, her biri Yekaterinoslav ve Tauride eyaletlerinin bir bölgesini temsil eden toplam 32 delege oluşturdu. İleride Devrimci Askeri Konsey hakkında daha ayrıntılı bilgi vereceğiz. Ama önce şu sorular var: İkinci bölgesel kongre nasıl ortaya çıktı? Kongre çağrısını kimler yapmıştı? Kongre, yetkisini kimden almıştı? Kongreyi örgütleyen kişiler yasa dışı mıydı, değil miydi, neden?

Gulya-Polye’deki İkinci Kongre, Birinci Kongre’de seçilen beş kişi tarafından örgütlenmişti. İkinci Kongre 12 Şubat’ta düzenlenmiş ve “tüm şaşkınlığımıza rağmen”, düzenleyicileri yasa dışı ilan edilmemişti. Çünkü, sizin de bildiğiniz gibi, halkın kendi kanlarıyla kazandığı hakları elinden almaya cüret edebilecek kahramanlar o zamanlar burada değildi. Bu durumda akla başka sorular geliyor: Birinci bölge kongresi nasıl ortaya çıktı, kimler tarafından düzenlendi? Kongreyi düzenleyenler yasa dışı ilan edildiler mi? Edilmedilerse, neden edilmediler? Öyle görünüyor ki “Yoldaş” Dibenko, Ukrayna’daki devrimci harekette henüz yenisiniz. O nedenle size ilk başlarda neler olduğunu anlatmamız gerekiyor. Evet bunu yapacağız, gerçekleri öğrendikten sonra yaklaşımınız belki biraz değişir.

İlk bölgesel devrimci kongre 23 Ocak’ta, Bolşaya Mihailovka’daki devrimci karargahta gerçekleşti. Kongreye Denikin’e karşı kurulmuş olan cephenin yakınındaki bölgelerden gelen delegeler katılmıştı. O zamanlar Sovyet askeri birlikleri buralardan çok ama çok uzaklardaydılar. Bir yanımızda Denikin’in kuvvetleri, diğer yanımızda da Petlyuristler vardı; bölgemiz tüm dünyadan soyutlanmıştı. O zamanlar sadece, Batko Mahno ve Shchus’un başında olduğu isyancı müfrezeler vardı ve bu müfrezeler sürekli Petlyurist ve Beyaz Ordulara karşı akınlar düzenliyorlardı. O sıralar, farklı köy ve kentlere yayılan örgütlerin ve toplumsal kurumların isimleri ille de aynı olmuyordu. Bir kasabada Sovyet vardı, bir diğerinde Halk Yönetimi, üçüncü bir tanesinde Devrimci Askeri Kurmay, bir dördüncüsünde Eyalet Yönetimi vb. Ancak hepsinde ortak bir devrimci ruh vardı. Birinci Kongre, cepheyi güçlendirmek ve tüm bölgede organik ve eylemsel bir birlik yaratmak için düzenlenmişti.

Kongre için hiç kimse çağrıda bulunmamıştı; her şey halkın kendi isteği ve onayıyla gerçekleşti. Bu kongrede, zorunlu seferberlikle Petlyurist Ordu’ya katılan kardeşlerimizin kurtarılması için bir öneri ortaya atıldı. Bu amaçla, beş kişiden oluşan bir heyet seçildi. Bu kişiler, gerektiğinde Batko Mahno’nun partizanları ve diğer partizanlarla bağlantılı olarak, Ukrayna Yönetimi’nin (Petlyura’nın) ordusuna girip, oradaki kardeşlerimize kandırıldıklarını ve bu orduyu terk etmeleri gerektiğini anlatmakla görevlendirildiler. Buna ek olarak, bu heyete, geri döndükten sonra, karşı devrimci çeteler tarafından dört bir yana dağıtılmış olan bölge halkını toparlamak ve böylece daha güçlü bir savunma cephesi yaratmak amacıyla, daha geniş olacak ikinci bir kongre çağrısı yapma talimatı verilmişti. Bu nedenle, görevini tamamlayarak dönen heyet, herhangi bir parti, otorite veya kanundan direktif almaksızın İkinci Kongre’yi topladı. Siz, “Yoldaş” Dibenko ve diğer kanun sevdalıları, sizler o zamanlar çok ama çok uzaklardaydınız ve isyancı hareketin kahraman önderleri, kendi elleriyle tutsaklığın zincirlerini kırmış olan halkın üzerinde iktidar kurmak istemedikleri için, ne kongre karşı devrimci ilan edilmiş ne de kongreyi örgütleyenler yasa dışı ilan edilmişti. Gelelim Bölgesel Konsey’e. Bolşevikler, Gulya-Polye bölgesinde Devrimci Askeri Konsey yaratıldığı sıralarda ortaya çıktı. Bolşevik yetkililer ortaya çıktığında, İkinci Kongre’de alınan kararlar doğrultusunda hareket eden Bölgesel Konsey çalışmalarını durdurmadı. Bölgesel Konsey’in, kongrenin kararlarını hayata geçirmesi gerekiyordu. Konsey yönetme değil, yürütme organıydı. Dolayısıyla, en iyi şekilde çalışmalarına devam etti ve devrimci çizgisinden hiçbir zaman ayrılmadı. Bolşevik yetkilileri, yavaş yavaş Devrimci Askeri Konsey’in çalışmalarının önüne engeller dikmeye başladı. Bolşevik hükümete bağlı komiserler ve diğer memurlar konseye karşı devrimci bir örgüt gibi davranmaya başladılar.

Bunun üzerine konsey üyeleri, konseyin geleceğini belirlemek ya da kongre gerek görürse, konseyi tasfiye etmek için 10 Nisan’da Gulya-Polye bölgesinde üçüncü bir kongre toplamaya karar verdi. Ve bu kongre gerçekleştirildi. Kongreye katılanlar karşı devrimci değil, tam tersine, ayaklanmanın ve toplumsal devrimin bayrağını herkesten önce yükseltmiş olan insanlardı. Bu kişiler, bölge üzerinde baskı kuran tüm odaklara karşı verilecek genel kavgayı koordine etmek amacıyla kongrede bir araya geldiler. Kongreye, 72 bölgenin -ve aynı zamanda birçok isyancı birimin- temsilcileri katılmıştı. Hepsi de Devrimci Askeri Konsey’in gerekli olduğuna karar verdi; hatta Yürütme Komitesi’ni genişleterek, komiteye, bölgede gönüllü ve eşitlikçi bir seferberlik gerçekleştirme talimatı verdiler. Bu kongre “ Yoldaş” Dibenko’nun, kongreyi “karşı devrimci” ilan eden telgrafı karşısında hayrete düşmüştür çünkü isyan bayrağını ilk önce bu bölge yükseltmiştir. Bundan dolayı, kongre bu telgrafı şiddetle protesto etmeye karar vermiştir.

Evet, tablo budur ve tüm bu anlatılanlar gözlerinizi açmalıdır “Yoldaş” Dibenko. Aklınızı başınıza devşirin! Düşünün! Siz, bir tek kişi olarak, nasırlı elleriyle boynundaki tutsaklık zincirini parçalayan ve şu anda da kendi iradesi doğrultusunda yaşamını kurmaya çalışan bir milyonluk bir emekçi işçi nüfusunu karşı devrimci ilan etme hakkına sahip misiniz?

Hayır! Eğer gerçek bir devrimciyseniz, zorbalara karşı verdiği kavgada ve özgür bir yaşamı kurmak üzere harcadığı çabada bu halkın yanında olmalısınız. Kendilerine devrimci diyen bir avuç insan, kendilerinden çok daha devrimci olan koskoca bir kitleyi yasa dışı ilan edecek kanunlar koyabilir mi? (Çünkü Konsey Yürütme Komitesi, bütün halk kitlelerini temsil ediyor.) Böylesi bir avuç kişinin ülkeye gelip, tüm yasa koyucuları ve yasaları alaşağı etmiş bir halka boyun eğdirecek şiddet yasaları yürürlüğe koymaları kabul edilebilir mi, buna izin verilebilir mi? Kendisini koruyucu olarak gören bir devrimciye, sırf devrimin kendilerine vaat ettiği güzel şeyleri, özgürlük ve eşitliği izni olmadan elde ettiler diye, koca bir devrimci kitleyi ağır şekilde cezalandırma hakkı tanıyan bir yasa olabilir mi? Zaferle elde ettikleri özgürlüğü ellerinden almaya kalkan bir devrimciye karşı, devrimci kitlenin herhangi bir şekilde sessiz kalması mümkün mü? Devrimin kanunları, yalnızca kendisine verilen görevleri yerine getirme doğrultusunda hareket ettiği için, devrimci kitlenin seçerek belli görevleri yüklemiş olduğu bir delegenin kurşuna dizilmesini emreder mi? Devrim kimin çıkarlarını savunur? Partinin çıkarlarını mı, yoksa kendi kanlarıyla devrimi gerçekleştiren halkın çıkarlarını mı?

Gulya-Polye Devrimci Askeri Konseyi kendisini her tür partiden gelecek etki ve baskının üzerinde tutuyor ve sadece kendisini seçen halkı tanıyor. Konseyin görevi, halkın verdiği talimatları yerine getirmek, ama sol sosyalist partilerin propaganda yapmasını da engellememektir. Dolayısıyla, eğer bir gün Bolşevik düşünceler işçiler arasında başarı kazanırsa, Devrimci Askeri Konsey -Bolşeviklere göre karşı devrimci olan bir örgüt- kaçınılmaz olarak “daha devrimci” ve daha Bolşevik bir örgütle yer değiştirecektir. Ancak, şu anda bize engel olmaya, bizi boğmaya çalışmayın.

Eğer siz ve sizin gibiler, “Yoldaş” Dibenko, daha önceki politikalarınıza devam ederseniz, bunun iyi ve vicdana sığar bir şey olduğunu düşünürseniz, hiç durmayın bu kirli işlere devam edin. Siz ve partiniz Kursk’ta tutunabilmişken, bölgesel kongreler örgütleyen herkesi yasa dışı ilan edin. Ukrayna toplumsal devriminde sizin izninizi beklemeden ve mektupla göndereceğiniz programa uymadan isyan bayrağını yükseltenleri karşı devrimci ilan edin. Ayrıca sizin karşı devrimci dediğiniz kongreye delege gönderenleri de yasa dışı ilan edin. Son olarak, sizin izniniz olmadan, emekçi halkın kurtuluşu için isyancı harekete katılmış olan tüm kayıp yoldaşları da yasa dışı ilan edin. Sizin izniniz alınmadan yapılacak bütün kongreleri sonsuza kadar yasa dışı ve karşı devrimci ilan edin, ancak bilin ki sonunda hakikat, iktidarı yenecektir. Tehditlerinize rağmen, konsey yükümlülüklerinden vazgeçmemiştir, çünkü buna hakkı yoktur, halkın haklarını gasp etmeye hakkı yoktur.

Gulya-Polye Devrimci Askeri Konseyi: Çernoknizinyi, Başkan
Kogan, Başkan Yardımcısı
Karabet, Sekreter
Koval, Petrenko, Doçenko ve diğer üyeler

Besleyici Okuma:

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here